İSLAMİ BİR CEMAAT OLAN BİZLERİN GENELDE KİMLİĞİ - CEMÂLEDDİN HOCAOĞLU KAPLAN {RH.A}

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

03-04-2022

İSLAMİ BİR CEMAAT OLAN BİZLERİN GENELDE KİMLİĞİ[1]

1- Biz müslümanız, İslam Dinine bağlıyız. Kaynağımız Kur’an, önder ve örneğimiz Hz. Muhammed'dir.

2- İslam; hem din hem devlettir, hem ibadet hem siyasettir. Yani devlet İslam’ın bölünmez bir parçasıdır.

3- Bu itibarla, bizim devlet ve siyasetten söz etmemiz bir iman meselesidir.

4- İslâm devleti varsa onu korumak, yoksa onu kurmak erkek-kadın her müslümana farzdır; Allah'ın kesin emridir.

5- O halde bizim fert ve cemaat olarak, devlet ve siyasetten bahsetmemiz tabiî ve insani hakkımız ve görevimizdir.

6- Bu hakkı kullanırken ve bu görevi yerine getirirken sadece ilmi ve fikri zeminde kalırız; zora ve kaba kuvvete başvurmayız, vurmamışız da. Dört buçuk senelik geçmişimizde polise intikal etmiş tek bir hadise gösterilemez.

7- Silah eğitimi yaptığımız veya savaşçı yetiştirdiğimiz iddiası da tamamen yalan ve iftiradır. Bizim silahımız Kur’an’dır.

8- Kur’an bir insanlık kitabıdır; insanca yaşamanın yolunu gösterir. İşte biz, insanımıza ve yeni neslimize bunu öğretmek istiyoruz. Fikir ve ilim hürriyeti olarak bu da bizim hakkımızdır...

Hal böyle iken hakkımızda bu kadar endişe ne?!..

Kemalist rejimin baskısı, basın ve yayının maksatlı yalan ve saptırmaları ve rejimin hışmından korkan bir-iki kendini bilmezin jurnalcılığı... Birkaç örnek: ZDF’nin televizyon programı:

a) Başı sarılı bir adam, kurulmuş bir plak veya bir robot; İran'a gidiş tarihini iyi öğretememişler; Bizim gidisimiz 83’ten önce iken, o 85 verir.

b) Programda kendilerine yer verilen Bağdatlı ve Kalyoncu ise yalan ve iftiralarıyle meşhurdur.

c) Biat müessesesinin istismar edilmesine karşı olduğumuza dair kaleme almış olduğum yazı Tebliğ Gazete’sinin 50. sayısında neşredilmiştir.

d) Kendilerine silah çekildiğini iddia edenlerin yalan söyledikleri ve iftirada bulundukları da sabit olmuştur.

Tebliğ ve tavsiyelerimiz:

Alman halkına ve Alman devlet mensuplarına halisâne tebliğ ve tavsiyelerimiz odur ki: Basın ve yayın; milletlerin ve devletlerin gözüdür, kulağıdır, haber merkezidir. Dolayısıyle aydınlatıcı ve yol göstericileridir. Bu kadar büyük öneme sahip bir müessese yarı sağır, yarı kör (şaş) olursa ve bunun yanında kötü niyyetli bulunursa, o milletin ve o devletin halini siz bir düşünün! Kim kime itimad edebilir? Aklar kara, karalar ak gösterilmez mi?.. O halde basın ve yayın; haberini kaynağından almalı, tahkik etmeli ve doğruyu yazmalıdır. Millet ve devlet de uyanık olmalı, gelen haberleri hakkın ve vicdanın süzgecinden geçirmeli, yanlış beyanda bulunanları uyarmalı ve nihayet daha çok polisine itimat etmelidir.

Kur’an şu gerçeği bütün bir dünyaya ilan ediyor:

 اِنْ جَٓاءَكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَاٍ فَتَبَيَّنُٓوا اَنْ تُص۪يبُوا قَوْمًا بِجَهَالَةٍ فَتُصْبِحُوا عَلٰى مَا فَعَلْتُمْ نَادِم۪ينَ

“Fasık (yoldan çıkmış biri) size bir haber getirdiği zaman onu kaynağından tahkik edin ki, yaptığınız icraatta pişman olmayasınız.” (Hucurat, 6)

 

Cemâleddin Hocaoğlu Kaplan {Rh.a}
DÂRU'L HİLÂFETİ'L ALİYYE MEDRESESİ


[1] Mesajlar kitabından.


YAZI KÖŞESİ

Hilafet-i İslamiyye

SAYAÇ

Bugün 212
Toplam 435181
En Çok 1157
Ortalama 330