SEFERBERLİK VE MURAKABE - CEMÂLEDDİN HOCAOĞLU KAPLAN {RH.A}

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

20-04-2022

SEFERBERLİK VE MURAKABE[1]

 

Elhamdülillah, çok iyi bir noktadayız; yapılan hizmetler gün geçtikçe meyvesini göstermekte, günü gününe iltihaklar olmakta ve bey’atlar çoğalmaktadır. Bütün bunlar; Rabb’imiz Tealâ ve Tekaddes Hazretleri’nin bir lütfudur. Sebep ise, devletimiz içinde canla ve başla çalışan, aşk ve şevkle davaya bağlanmış olan cemaat ve idarecisiyle ve aynı zamanda hocasıyla örnek olan ve ön sırada gelen ve dolayısıyla Vakıa Suresi’nin 10.-11. ayetlerinde beyan buyrulduğu gibi, “Yarışı kazananlar, yarışı kazananlardır! Ve işte onlardır murakkab olanlar (yani Allah’a yakın olanlar)!” var ya işte bu üçüncü sınıf kardeşlerin yüzü ve çalışmaları hürmetine bu teşkilat yürüyor ve günden güne ilerliyor. Fakat ne yazık ki: Öyle hocalarımız, öyle idarecilerimiz ve öyle cemaatlerimiz de var ki, böylelerinin sayıları az da olsa, günü gün yapmak istiyor ve bu sebeple yerinde sayıyor; ne tebliğ sahasında, ne ilim sahasında ve ne de ticaret sahasında bir varlık göstermiyor, gazete ve aboneleri çoğaltmıyor, ev ziyaretleri yapılmıyor, bildiriler kürsüye getirilip hocalar tarafından okunup anlatılmıyor. İşte böyle tembel, korkak, sade parasını düşünen ve sade gününü gün eden hocalar ve idareciler de yok değil! Bunlar teşkilatın yüz karası, birer maddeci, birer korkak ve aynı zamanda içinde aşk ve şevk de yok! Sayıları az olan bu kabil hocaları ve idarecileri ya hizaya getireceğiz ya da yol vereceğiz! Zira bunlar ya adam olur, ya da olmazlar!.. Bu girişten sonra:

Hizmetler ve kontroller:

Hizmet sahalarımız başlıca üçtür: Tebliğ, ilim ve ticaret! Hocalarımız da, idarecilerimiz de ve cemaatlerimiz de bu üç sahada seferber olacaklardır ve bütün güç ve imkânlarını kullanacaklar ve nihayet bu üç sahada da Vakıa Suresi’nin mezkûr ayetlerinin sırrına mazhar olup yarış yapan ve ön safta yerini alan vefakâr ve fedakâr mücahidlerden olacaklardır.

Tebliğ seferberliği:

Malum, dünya bir cehalet devri yaşamaktadır. Neden? Çünkü en azından bir asırdan beri, İslam’ın gerçek manada tebliğ, eğitim ve öğretimi yapılmadı; Müslim, gayr-i Müslim dünya bu mübarek dini bilmez ve bilemez oldu. “İnsan bilmediği şeyin düşmanıdır!” kabilinden İslam’ın düşmanı oldu. İslam’a karşı bu düşmanlığı gidermek de yine sizlere düşmektedir. Ve hizmeti kolayca yapma imkânı vardır. Çünkü her mevzuda tebliğ dokümanları mevcuttur. Sizlere düşen sadece bunları ev ziyaretinde ve cami kapılarında dağıtmak ve dağıttırmaktır. Ümmet-i Muhammed Gazetesi’nin abonelerini ve camilerdeki satışını ve dağıtımını arttırmaktır. Tebliğ hizmeti sadece Avrupa’ya ait olmayıp, Anadolu insanına, dünyanın muhtelif yerlerindeki insana da ulaştırılmalıdır. Elhasıl bu babda Merkez’in verdiği talimat mutlaka yerine getirilmelidir.

İlim tahsili seferberliği:

Daha önceleri de muhtelif vesilelerle söylendiği ve yazıldığı gibi, her insanımız, Kur’an harfiyle okuma- yazmayı öğrenecektir. Buna dair Ümmet-i Muhammed Gazetesi’nde Arapça hususunda da, Osmanlı’ca öğrenme hususunda da gereken talimatlar verilmiş ve gereken teşvikler yapılmıştır. Hususiyle bu kabil yazıları hocalarımız tekrar tekrar okumalı ve cemaatine hatırlatmalıdır. Başta idarecilerimiz olmak üzere bu yazılara kulak vermeli, gereken derslerde hocayı dinlemeli ve dersini hazırlamalıdır. İlim tahsili aslında bir farz-ı kifaye ise de bu cemaatin özelliğine binaen farz-ı ayn hükmündedir. Kaldı ki, bu husustaki talimat bir emir mahiyetinde olup devlet reisi tarafından verilmiştir. Devlet reisinin verdiği emirlere de itaat edilmesi vacibdir.

Ticari faaliyet seferberliği:

Bu mevzuda fazla bir şey söylemeyeceğim. Çünkü bu babda teyp bantlan ve video kasetleri doldurulmuş olup, her cemaate gönderilecektir. Gelmediği takdirde Merkez’den istenecek, hoca ve idareciler tarafından takip edilip cemaate zaman zaman dinletilecek ve bu suretle insanımızın uyarılması ve satın alacağı malların mutlaka Allah’ın evinin dükkânından satın alınmasının temini yolunda çalışılacaktır.

Sorumluluk ve murakaba:

Sahip olduğumuz dava önemli bir davadır. Dünyayı da, ahireti de ilgilendiren bir davadır. Allah’ın davasına sahip çıkma davasıdır ki, İslam’ın devlet olma meselesidir. Bu babda yediden yetmişe, erkek-kadın herkese görev düşmektedir.

Ve herkes kendi görevini yerine getirmenin yanında da ikinci bir görevi vardır. O da teftiş, murakaba ve kontrol görevi! İşte bu noktadan hareketle:

Hoca; idarecileri ve cemaati, İdareciler ise, hoca ve cemaati. Cemaat ise idarecileri de hocayı da teftiş, murakaba ve kontrol edeceklerdir Keza; taşradaki cemaat, idareciler ve hocalar Merkez’i murakaba ve kontrol edecekleri gibi, Merkez de tüm cemaat, idareci ve hocaları kontrol ve murakaba ve teftiş edecektir. Ve bu, müşterek bir davaya sahip olmanın bir gereği olduğu gibi emr-i maruf ve neyh-i münkere inanmış olmanın da bir gereğidir. Binaenaleyh, bu durumdan kimse şüphelenmesin ve kimse kendi kafasına göre mana çıkarmasın! Bizler böyle davrandığımız takdirde hem hizmetler çığırında gider, hem de mesuliyetimiz kolaylaşmış olur. 

Gayret bizden, muvaffakiyet Rabb’imizdendir!..

 

Cemâleddin Hocaoğlu Kaplan {Rh.a}
DÂRU'L HİLÂFETİ'L ALİYYE MEDRESESİ


[1] Ümmet-i Muhammed Gazetesi, Sayı: 185.


YAZI KÖŞESİ

Hilafet-i İslamiyye

SAYAÇ

Bugün 236
Toplam 436394
En Çok 1157
Ortalama 330