İMKÂNLARI DEĞERLENDİRMEK - CEMÂLEDDİN HOCAOĞLU KAPLAN {RH.A}

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

20-03-2022

İMKÂNLARI DEĞERLENDİRMEK

Evvelce ana hatlarıyla işaret ettiğimiz altı imkan elimizde mevcuttur. Bu imkânları gereği gibi değerlendirebilirsek -ki değerlendirme mesuliyeti altındayız- Cenab-ı Hak bu imkanları elimizden almıyacaktır. Tersine daha da artıracaktır. Va’di sarihtir ve kesindir. Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır: 

يَتَجَرَّعُهُ وَلَا يَكَادُ يُس۪يغُهُ وَيَأْت۪يهِ الْمَوْتُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍۜ وَمِنْ وَرَٓائِه۪ عَذَابٌ غَل۪يظٌ

"Sizler (sahip olduğunuz nimet ve imkanlara) şükrederseniz, ben onları elbet ve elbette daha da artırırım. Küfran-i nimette olursanız, (biliniz ki,) benim azabım pek çetindir." (İbrahim, 7)

Peygamberimiz de şöyle buyurur: 

"Kim sahip olduğu nimete şükrederse o nimet artar; kim de nankörlük ederse elinden gider."

Her nimetin şükrü de kendisine göredir. Cinsine göre değişir. Mesela, malın şükrü zekatını, sadakasını vermekle olur. Daha önce isimlerini saydığımız nimetler ise, onların şükrü ise, İslâm’a hizmet yolunda değerlendirmek, onlardan faydalanarak hizmeti daha da ileri götürme-ktir; hizmeti birin yerine ikiye, ikinin yerine üç misline çıkarmaktır. Hatta, biraz da mevcut şartları zorlayarak biraz daha hizmeti ileri götürebilir miyim diye çırpınmaktır. Böyle yaparsanız göreceksiniz ki, hem mevcut imkanlar devam edecek hem de yeni imkan ve hizmet kapıları açılacaktır. Her şey Allah’ın elindedir; idarecilerin kalpleri de Allah’ın kudret parmakları arasındadır. İstediği yöne çevirir. Yeter ki, bizler tam bir ihlas ve ümitle hizmetin yoluna girelim.

Elhasıl; yapılması gereken hizmetleri tam bir cesaret ve metanetle tatbik sahasına koyalım ve bu suretle elimizdeki imkanları değerlendirme yoluna girelim, ötesini Allah’a bırakalım. Başarılı olabilirsek zaten istediğimiz budur. Şayet başarılı olamazsak, sorumluluktan kurtulmuş oluruz.

 

Mevcut imkânları değerlendirmenin başlıcaları:

1. Yetiştirici kadroyu ikmal etme,

2. Disipline harfiyyen riayet etme,

3. Adâb-ı muaşerete harfiyyen riayet etme,

4. Eğitim ve tebliğde hamle,

5. Eğitim ve tebliğ vasıtalarında hamle,

6. Neşriyat sahasında hamle,

7. İstihbarat sahasında hamle, 

8. İrtibat ve siyaset sahasında hamle,

9. Teşkilatı tanıtma yönünden hamle,

10. Siyasî temas yönünden hamle,

11. Yardım alma ve yapma yönünden hamle,

12. Ticarî sahada hamle,

13. Stratejide hamle.

 

1. Yetiştirici kadroyu ikmâl etmek:

Hizmetlerin ifâsında en mühim unsur insan gücüdür. Bir kuruluş, bir müessese yeterli ve ehliyetli kadroya sahip olursa, o kuruluşun başarısı yüzde yüze yakındır. Mâlum olduğu üzere, bizim her şeyden önce hoca sıkıntımız vardır; birçok mihrap ve kürsülerimiz boştur ve boş kalmaktadır. Bazı cami ve cemiyetlerimiz bu yüzden elden çıkmaktadır ve yine bu yüzden taşra teşkilatlarımızın merkez teşkilatına güveni sarsılmaktadır. En kötü şeylerden biri de teşkilat arasındaki güvensizliktir. Bizler teşkilatımızın hoca ihtiyacını karşılamaz ve itimat vermezsek, emin olunuz, teşkilatlar birer birer kopar. Binaenaleyh; Acilen bu ihtiyacı karşılamamız ve yetiştirici kadroyu ikmal etmemiz lazımdır. Her işimizi bırakıp bunu yapmaya mecburuz. Her şeyden önce bu gelmektedir, teşkilatın belkemiği hocalarımızdır; bunlarsız bir şey yapamazsınız. Biz teşebbüse geçersek, Cenab-ı Hak kapalı kapıları açacaktır. Bu yoldaki vaadi sarihtir.

 

2. Disipline harfiyyen riayet etmek:

Gerek merkez teşkilatı arasında gerekse taşra teşkilatları arasında meratib-i silsileye, emir-komuta prensibine, itaat esasına, son derece dikkat ve riayet etmeye mecburuz; toplantılara vaktinde gelmek, verilen ve alınan hizmetleri gününde ve saatinde takip etmek, neticeden ilgili makamı haberdar etmek, izin almadan ayrılmamak, çok mühim bir mazeret olmadıkça izin alma yoluna gitmemek, toplantı ve müzakerelerde toplantının nezaket, usul ve kaidelerine riayet etmek ve bilcümle dava ile ilgili mesele ve hizmetleri şahsi ve ailevî mesele ve hizmetlerimize tercih etmektir ve etmeliyiz.

Bu şekilde hareket etmemiz, hem İslâm’ın emir ve tavsiyeleridir ve aynı zamanda bir iman meselesidir hem de başarının sır ve hikmetidir.

Disiplin mevzuunun bu giriş bölümünden sonra, alâkalı bazı bölümlerine biraz daha açıklık getirelim.

 

Cemâleddin Hocaoğlu Kaplan {Rh.a}
DÂRU'L HİLÂFETİ'L ALİYYE MEDRESESİ​


YAZI KÖŞESİ

Hilafet-i İslamiyye

SAYAÇ

Bugün 301
Toplam 529657
En Çok 1316
Ortalama 348