LAF DEĞİL YAZI KULİS DEĞİL HODRİ MEYDAN! - CEMÂLEDDİN HOCAOĞLU KAPLAN {RH.A}

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

28-01-2022

LAF DEĞİL YAZI KULİS DEĞİL HODRİ MEYDAN!..[1]
 

Biz, içinde bulunduğumuz hareketin prensiplerini, madde ve fikir yapısını, İslâm'a has bir şekilde ve İslâm kaynaklarına dayanarak ana hatlarıyle maddeleştirmiş, “TÜM İSLÂMÎ KURULUŞLARA TEBLİĞ” başlığı altında yayınlamışızdır. Bu yazı “Tebliğ” Gazetesinin 39 sayılı nushasında neşredilmiş, binlerce nushası da fotokopi şeklinde dağıtılmıştır.

İçinde bulunduğumuz İslâmi hareketin hüviyetini, kimliğini ortaya koyan bu yazı ile meydan okurcasına “Bizi tenkid edin, bizi eleştirin; hatalarımız varsa yazın, gazete ve dergilerde neşredin!.. Herkes bizim hatalarımızı bilsin, biz de bilelim!.." dediğimiz halde bugüne kadar kimseden, ne teşkilat içinden ne de teşkilat dışından bir ses çıkmamıştır!..

Fakat; sayıları çok az da olsa, bazı kardeşlerimiz kulis şeklinde ve sinsice bir yol takib ederek havayı bulandırmakta, gençlerimizin kafasını bozmaya çalışmakta olduklarını tespit etmiş durumdayız; ne yapmak istediklerini, ne biçimde bir mantık kullandıklarını ve kime hizmet etmek istediklerini de biliyoruz...

Hareketimizin hüviyetini ortaya koyan bu maddeleri tekrar sıralıyoruz. Bunları iyice okusunlar!.. Diğer kuruluşların fert ve cemaatlerine seslendiğimiz gibi, kendilerine de sesleniyor ve diyoruz ki, “Öyle dibde köşede kulis şeklinde ve sinsice değil; ya mertçe bu maddeleri tenkit edin, eleştirin!.. Kendinize güveniyorsanız hodri meydan diyerek tenkit ve tahlillerinizi yazıya dökün, gazete ve dergilerde hatta “Ümmet” Gazetesi’nde yayınlayın! Görelim hatalarımızı, herkes de görsün!.. Kendinize güveniyorsanız, söylediklerinizin eri iseniz, kulis yapmayın, sinsice davranmayın, günah olur, haram olur!.. Ya da yer değiştirin; huzur bulacağınız saflarda yerinizi alın! Şeytanın mantığı ile kimsenin kafasını bozmayın! Buna ne hakkınız var ne de selahiyetiniz!..”

Samimi ve ihlaslı kardeşlerimizden şunu rica etmekteyiz:

“Böyleleriyle karşılaştığınızda aynı şeyleri söyleyin ve onlara deyin ki, iki yoldan birini tercih edeceksiniz; ya o ya da bu! İki yüzlülük yapmayın, Allah’tan korkun!..” Vesselam!..

Aşağıda “Tüm İslâmi Kuruluşlara Tebliğ" yazısının bir bölümünü alıyoruz;

1- Dâva; İslâm’ın hayata hakım olması. Yani Kur’ân’ın anayasa, şeriatın kanun, devletin İslâm olmasıdır;

2- Metod tebliğdir, tebliğ metodudur. Yani Peygamber metodudur;

3- Tebliğ vasıtaları her meşru vasıtadır;

4- Tebliğ devrinde ilmi ve fikri zeminde kalıp kaba kuvvete başvurma, terörist bir hareket yapma yoktur;

5- Tebliğatı açık, net ve kesin olarak yaparken, yakayı ele vermeme hususunda da meşru tedbiri elden bırakmaz;

6- Tebliğde muhatap olarak, millet evladının bir kesimini değil, genç ihtiyar, erkek kadın, amir memur istisnasız herkestir;

7- Küfür ve kafir rejimle uzlasma yoktur, taviz verme yoluna gitme yoktur;

8- Yalan, iftira olmadığı gibi, abartma, kabartma da yoktur, aldatma ve avutma da yoktur; herşeyiyle ortadadır;

9- Ehl-i Sünnet akidesine ve Ehl-i Sünnet fıkhına bağlı olup, mezhepsizliğe veya mezheb değiştirmeye karşıdır;

10- İran’a Ehl-i Sünnet açısından bakmaktayız, münasebetlerimiz bu çerçevededir. Yapılan inkilab İslâmi’dir, mezhebi değildir; karşı çıkma veya teslim olma bahis mevzu değildir;

11- Devletin kuruluş ve icraatında model Asr-ı Saadet’tir. Yani, Peygamber (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) tarafından Medine’de kurulan ve sahabe tarafından devam ettirilen kâmil bir hilafettir, altun devridir;

12- Şura esastır;

13- Kur’ân dili müsterek dil olup, herkes anadilinde serbesttir;

14- Her müslümana ümmet gözüyle bakar; ırk, renk, mekan farkı tanımayız;

15- Herşey fetvaya bağlıdır.

 

Cemâleddin Hocaoğlu Kaplan {Rh.a}
DÂRU'L HİLÂFETİ'L ALİYYE MEDRESESİ


[1] Mesajlar kitabından.


YAZI KÖŞESİ

Hilafet-i İslamiyye

SAYAÇ

Bugün 166
Toplam 528314
En Çok 1316
Ortalama 348