KEMALİZM - CEMÂLEDDİN HOCAOĞLU KAPLAN {RH.A}

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

16-03-2022

KEMALİZM

Bütün dünya bilsin ki, O zihniyet kemalizmdir, kemalizm belasıdır! Evet Türkiyede ne basın, ne de yayın söz sahibi değildir; Mahkemeler, hükümetler söz sahibi değildir; Siyasî partiler de söz sahibi değildir; Demokrasi ve laik düzen de söz sahibi değildir; Millet de söz sahibi değildir!.. Ve bunların hiçbiri iktidar değildir, hâkimiyyet hiç birinde yoktur!..

Türkiye'de tek bir söz sahibi, tek bir iktidar, tek bir hâkimiyyet vardır. O da kemalizmdir! Evet kemalizm nedir?

Kemalizm demek, M. Kemal'in kendisinin putlaştırılması, sözlerinin her şeye hâkim olması, demektir. İşte kemalizm budur!

60 senedir Türkiye'de idare ve iktidarı elinde tutan işte bu zihniyettir. Anayasalar ve laik rejim, devletin bütün müesseseleri kaynağını ve ölçüsünü hep kemalizmden alır. Türkiye'de her şey bu zihniyete göre monte edilir. Evet Türkiye'de hâkim hava budur, diğerleri birer görüntüden ibarettir, hep lafta kalır!..

İşte son anayasaları:

Bakınız, başlangıç bölümünde ne diyor?

"Bu anayasa Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk'ün belirttiği milliyetçilik anlayışı ve onun inkilap ve ilkeleri doğrultusunda... hazırlanmıştır!" denmektedir.

Aynı anayasanın 42. maddesinde eğitim ve öğretim mevzuunda şöyle denmektedir:

"Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkilapları doğrultusunda... planlanır ve düzenlenir!"

Siyasî partiler kanunu da böyledir:

"Madde 4: "Siyasî partiler; Atatürk'ün ilke ve inkilaplarına bağlı olarak çalışırlar!"

Muhterem okuyucular!

İşte görüyorsunuz: Kemalizm Türkiye'de her şeye yön vermektedir. Mâlum olduğu üzere, bir devletin kuruluş şeklini ve icraatını tayin eden anayasalardır. Anayasaları tayin edenler ise ilim adamları, fikir adamları ve dinlerdir. Türkiye'de öyle değildir. Türkiye'de yaz-boz tahtası haline getirilen bütün anayasalarda söz sahibi ne ilim adamlarıdır, ne fikir adamları ve ne de dindir, ne de millettir! Ya nedir? İşte gördüğünüz gibi M. Kemal'in sözlerinden ibaret olan kemalizmdir!

Hakseverler bu noktayı çok iyi bilmelidirler. Hür dünya, hürriyetseverler, hürriyet kahramanları ve ilim adamları bilhassa bu noktaya parmak basmalıdırlar ve Türkiye hakkındaki değerlendirmelerini buna göre yapmalıdırlar. Tarihçiler bunu böyle yazmalıdırlar. Basın bunu efkâr-i umumiyeye böyle aksettirmelidir.

Şurasını da memnuniyetle kaydedelim ki, Türkiye'de kemalizm artık iflas etmiştir! Esasen bütün çabalara rağmen, kemalizm ne millete mal olmuştur, ne de gençlik tarafından benimsenmiştir. Taraftarları sadece yüksek rütbeli askerlerdir! Yani Türkiye'de kemalizm, bugüne kadar kendini koruyabilmiş ise, baskı rejiminin ve silahların gölgesinde korumuştur. Aslında kemalizm ne bir felsefedir, ne bir doktrin ve ne de herhangi bir sistemdir! Kemalizm bir puttur, bir putlaştırmadır, İslâm dinini yıkmak için kullanılan bir maskedir, İslâm'ın düşmanlarının işine yarayan şeytanî bir cereyandır!

Şurasını da tam bir cesaretle söylemeliyim ki, bu put artık yıkılmanın eşiğine gelmiştir ve inşaallah yıkılacaktır. Bunu haber verme ne bir keramettir, ne de bir kehanettir. Görünen köy kılavuz istemez!..

Ayrıca kemalizm millete hayır getirmemiştir; Anarşi getirmiştir, gözyaşı getirmiştir, kan getirmiştir, israf getirmiştir, fuhuş getirmiştir, kardeşi kardeşe düşman etmiş, birbirine kurşun sıkar hale getirmiştir. Zaman zaman Mehmedçik'ler bile kurşunlara kurban olup gitmektedir. Bugün hapishanelerde 45 bin civarında genç inim inim inlerken, bunların 45 bin tane anası da gözyaşı dökmektedir. Bunları bu hale getiren kemalizmdir ve kemalizme dayanan materyalist bir eğitim sistemidir; imandan ve Allah korkusundan yoksun bir terbiye sistemidir! Yoksa bazılarının zannettiği gibi, iktisadî hayatın bozukluğu değildir. Çünkü komünizm aç midelere hitap ederek gelmez, aç gönüllere seslenerek gelir. İşte kemalizm, gençleri dinden ve imandan uzaklaştırmış, komünizme zemin hazırlamıştır!

Ve netice itibariyle söyleyebiliriz ki, Türkiye'de her kötülük, kemalizmden kaynaklanmaktadır.

Dahası da var!

Türkiye’de kemalizm bir din, M. Kemal de bir ilâhtır!..

Evet, maalesef öyle! Türkiye'de kemalizm, İslâm dininin yerine konmak istenmektedir. Kendisi de bir ilâh gibi, müslüman Türk milletine empoze edilmektedir. Bunun içindir ki, din namına ne kadar hürriyet varsa, hepsi yok edilmiştir ve devletin bütün müesseseleri dinin değil, kemalizmin emrine verilmiştir. Hatta bugün, mâlum kişinin Diyanet'in başına gelmesiyle bu müesseseyi bile kemalizm teslim almış ve bu kuruluş da kemalizmin dümen suyuna ve güdümüne girmiştir.

Yukarıda bir ifade kullandım ve dedim ki, kemalizm adına hürriyetler yok edilmiştir. Türkiye'de Kemal'in ve kemalizmin dokunulmazlığı vardır. Yani M. Kemal, peygamberler gibi mâsumdur (!), ismet sıfatına sahiptir! Hatta Allah gibi "La yüs'el"dir. Kemalistler tarafından böyle kabul edilir ve bu noktadan hareketle, kimse onu eleştiremez, kimse onun açıklarını yazamaz, onun hakkında açık oturumlar tertip edilemez, "Kemalizm fayda mı getirmiştir, zarar mı getirmiştir?" diye onu üniversite kürsülerine getirip münakaşası yapılamaz, meclisler onun hilafına kanun çıkaramaz, hükümetler onun hilafına icraat yapamaz, partiler onun hilafına ne kurulur, ne de icraat yapabilir, vaizler dahi camilerde onun ilkeleri hilafına vaaz edemezler. Aksi halde kemalizm namına çıkarılan kanunlar onların yakasına yapışır!..

 

Cemâleddin Hocaoğlu Kaplan {Rh.a}
DÂRU'L HİLÂFETİ'L ALİYYE MEDRESESİ​​


YAZI KÖŞESİ

Hilafet-i İslamiyye

SAYAÇ

Bugün 112
Toplam 528260
En Çok 1316
Ortalama 348