DİYANET’TE HÜRRİYET YOKTUR - CEMÂLEDDİN HOCAOĞLU KAPLAN {RH.A}

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

18-03-2022

DİYANET’TE HÜRRİYET YOKTUR

Yine mevzuya dönüyor ve diyoruz ki, Türkiye de din, devlete karıştırılmaz. Bu, anayasalarının bir maddesidir. Madde şöyle:

"Kimse devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini, kısmen de olsa, din kurallarına dayandıramaz!” (Madde 24)

Fakat Türkiye’de devlet, dini tamamen tekeline almıştır. Diyanet devletin bir dairesi, hocalar da devletin birer memurudur. Tayin ve nakilleri hükümetin imzasından geçer. Diyanet İşleri Başkanı'nı da hükümet tayin eder, istediği zaman da onu görevinden alır.

1961 yılından 1980'lere kadar takriben sekiz Diyanet İşleri Başkanı değişmiştir. Yani ortalama iki senede bir başkan değiştirilmiştir. Dünyanın neresinde ve hangi dinî müessesede bu görülmüştür? Ama, Türkiye'de olmuştur ve olmaktadır!

Hatta Rafet Sezgin isminde bir devlet bakanı şöyle demişti: "Bana göre ha bir Diyanet İşleri Başkanı, ha bir tapu-kadastro memuru! İkisi de kanunların nazarında birdir. istediğimiz zaman tayin eder, istediğimiz zaman azlederiz!"

Rafet Sezgin bu sözünde haklı idi: Çünkü, 633 sayılı Diyanet İşleri Kanunu ona bu yetkiyi veriyordu. Kanun şu: 

"İslâm dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur." (Madde 1)

Maddede görüldüğü üzere, bu kuruluş Başbakanlığın bir dairesi, bütün hocalar da başbakanın birer memurudur, birer emir kuludur!

Şimdi sormak gerek:

Böyle bir teşkilatta hürriyet var mıdır?..

Bu kuruluş icraatında da hür değildir ve kemalizmin emrine girmiştir. Altıkulaç'tan önce de Diyanet kuruluşu hür değildi, ama icraatında kemalizmin emrine bu kadar girmemişti. Fakat bugün icraatında da tamamen kemalizmin emrine giren Diyanet, daha da ileri giderek kemalizmin havarisi kesilmiştir.

Buna bir kaç delil:

1- Altıkulaç Diyanet'e ilk geldiği gün yaptığı konuşmasında, "Ben bu müesseseyi mevcut anayasanın çizgisinde yürüteceğim!" demişti.

2- Diyanet'in başına geldikten sonra, hatta muavin olarak geldikten sonra çıkardıkları Diyanet Gazetesi'nin muhtelif sayılarını bir gözden geçirmek bu hususta kâfi gelecektir.

3- 1985 yılına ait çıkardıkları takvimin, millî bayramlar addettikleri günlere rastlayan sayfalarına bir göz atmak yine kâfi gelecektir.

4- İstanbul'da bir camide okunan mevlid esnasında Kemal'e dua eden mevlidhana karşı çıkanlar olmuştu.

Bunlar hakkında verdiği beyanatta "Meczuplar" tabirini kullanmıştı. En azından susacağı yerde puttan yana olmuş, onlara karşı çıkmıştır.

Şurasını da çok iyi bilmelisiniz: Başkanından tutun da kapıcısına kadar, müftü ve vaazından tutun da imamına kadar bütün Diyanet'in adamları, kemalizmi, onun inkilap ve ilkelerini koruyacaklarına söz verdiler. Hem de yemin ederek ve altını imza ederek!..

Altıkulaç, Stadthalle'deki konuşmasında Türkiyede 55 bin camiden bahsetti. 55 bin kişi ne demek? Bir ordu değil mi? Altıkulaç, bunlara bir işaretle "Hayır!" dedirtemez miydi? Elbette dedirtebilirdi! Tersine imza etsinler diye emirler bile verdi ve bu suretle onları hep kemalist yaptı!

Biz o zaman feryad ettik, "İmza atmayın!" dedik. "Yoksa sizin arkanızda namaz olmaz!" diye Hicret mecmuasının 14. sayısında uzun uzun anlattık.

Bilirsiniz dinimizde resim asmak yasaktır. Böyle yerlere melek girmez. Peygamber (sav.) de, Cebrail (Aleyhisselâm) de girmemiştir! Fakat Altıkulaç, müftülük binalarının da ötesinde Kur’ân kurslarına bile Hübel'in resimlerini astırdı ve asmayan hocaları kapıdışı ettirdi. Asmayanlardan birisi de şu aciz kardeşinizdir!

Onun mârifetlerinden biri de haram işlemesidir. Hacıların paralarından milyonlarca faiz almaktadır.

Bir başkası daha: Allah, hacc mevsiminin sonuna kadar hacca gitmeyi serbest bırakmıştır. Fakat, Altıkulaç dört ay öncesinden bu yolu kapatarak Allah'ın emrine ambargo koymuştur.

Üç mezhebde sakal kesmek haram, birinde de mekruhtur. Altıkulaç sakalını kesmekle çok kötü bir çığır açmıştır!

İşte kemalizmin Diyanet İşleri Başkanı, işte Avrupa'ya gönderdikleri imamlar!..

 

Cemâleddin Hocaoğlu Kaplan {Rh.a}
DÂRU'L HİLÂFETİ'L ALİYYE MEDRESESİ​


YAZI KÖŞESİ

Hilafet-i İslamiyye

SAYAÇ

Bugün 314
Toplam 529670
En Çok 1316
Ortalama 348