DOSTU-DÜŞMANI TANIMAK - CEMÂLEDDİN HOCAOĞLU KAPLAN {RH.A}

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

12-03-2022

DOSTU-DÜŞMANITANIMAK

Bugüne kadar bir çok değerlerimizi kaybetmışızdir. Müslümanlar olarak devletimiz elden gitmiş, Kur’ân harflerimiz, Kur’ân yazılarımız kaldırılmış ve yasak edilmiştir. Cuma tatilleririmiz pazara çevrilmiş, takvimimiz değiştirilmiştir; ailelerimize, mahkemelerimize, mekteplerimize, basınımıza yabancı unsurlar, yabancı örf ve adetler musallat olmuştur; hukuk sistemimiz ve şeriatımız kaltırılmış, yerine insan yapısı kanunlar ve anayasalar getirilmiştir.

Elhasıl; elli altmış seneden beri devletin çarkı, bütün müesseseleriyle batıla ve batıya, küfre ve kâfire doğru döndürülmüştür. İşte bir aşağı bir yukarı bütün İslâm aleminin hali budur, başına gelen bela ve musi-betler budur. Bütün bunların sebebi nedir? Biliyor musunuz? DOSTU-DÜŞMANI iyi tanımamaktır; bunları birbirine karıştırmaktır. Hatta, çok defa dosta düşman gözüyle, düşmana da dost gözüyle bakmaktır. Allah için olanı tersine çevirmek veya terk etmektir.

Cenab-ı Hak Hz. Musa’ya sormuştu:

- Ya Musa! Benim için ne yaptın? O:

- Ya Rabbi! Senin için namaz kıldım, senin için zekat ve sadaka verdim, senin için zikir yaptım, diye cevap verdi. Allah Teâlâ:

- Ya Musa! Namaz senin için, bir kalkandır, zekat ve sadaka senin için gölgeliktir. Zikir ise senin için nurdur. Benim için ne yaptın, diye tekrar sordu.

Musa (Aleyhisselâm):

- Öyle ise Ya Rabbi! Bana öyle bir amel gösterki ki, o Senin için olsun, dedi. Allah Teâ1â:

- Benim dostuma dost, düşmanıma da düşman oldun mu? diye cevap verdi.

İşte o zaman Musa (Aleyhisselâm) bildiki, amellerin, Allah indinde en sevimlisi, Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir.

Kur’ân-ı Kerim; Yahudi ve Hıristiyanlara, putperestlere dost olmayın; onları kendilerinize dost edinmeyin, diye müslümanları sık sık uyarmakta ve onlara tenbih etmektedir. Ez cümle:

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا بِطَانَةً مِنْ دُونِكُمْ لَا يَأْلُونَكُمْ خَبَالًاۜ وَدُّوا مَا عَنِتُّمْۚ قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَٓاءُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْۚ وَمَا تُخْف۪ي صُدُورُهُمْ اَكْبَرُۜ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ

"Ey İman Edenler! Kendinizden başkasını kendinize dost edinmeyin; onlar sizi bozmaktan geri durmazlar. Size sıkıntı verecek şeyleri isterler. Onların ağızlarından öfke taşmaktadır. Göğüslerinde gizledikeri (kin) ise daha büyüktür. Düşünürseniz, biz size ayetlerimizi açıkladık.(Âl-i İmran, 118)

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارٰٓى اَوْلِيَٓاءَۢ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاِنَّهُ مِنْهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ ﴿51﴾ فَتَرَى الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يُسَارِعُونَ ف۪يهِمْ يَقُولُونَ نَخْشٰٓى اَنْ تُص۪يبَنَا دَٓائِرَةٌۜ فَعَسَى اللّٰهُ اَنْ يَأْتِيَ بِالْفَتْحِ اَوْ اَمْرٍ مِنْ عِنْدِه۪ فَيُصْبِحُوا عَلٰى مَٓا اَسَرُّوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ نَادِم۪ينَۜ

"Ey İman Edenler! Yahudiler ve Hristiyanları dost edinmeyin! Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır. Şüphesiz Allah zalim bir toplumu doğru yola hidayet etmez. Kalplerinde hastalık bulunanların: "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların arasına koşuştuklarını görür-sün. Belki Allah, fetih ya da kendi katından bir iş getirir de onlar içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.(Mâide, 51-52)

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوّ۪ي وَعَدُوَّكُمْ اَوْلِيَٓاءَ تُلْقُونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَٓاءَكُمْ مِنَ الْحَقّ

"Ey İman Edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin! Onlar size gelen hakkı inkar ettiler...(Mümtehine, 1)

İşte o hadis-i kudsi ve bu ayet-i kerimeler müvacehesinde açıkça anlaşılıyor ki, iman ehlinin dostu; Allah’ın birliğine, Hz. Muhammed’in peygamberliğine inanan, namaz kılan ve diğer ibadetleri yerine getirmenin yanında İSLÂM'I DEVLET, KUR’ÂN'I ANAYASA kabul eden, yani Allah kanunlarından başka kanun tanımayanlardır. Düşmanı ise; Nasraniler ile Yahudiler ve onların dümen suyuna girerek, onların telkin ve tesiri altında kalarak şeriatı kaldırıp, kafirlerin kanunlarını getirerek, devlete ve devletin bütün müesselerine hakim kılan ve bu suretle kafirlerin desteğine mazhar olan münafiklardır.

İşte bu noktada; yani kendisine dost seçmede hatta kendisine önder ve lider bulmada müslüman çok uyanık ve çok dikkatli olmalıdır. Keza iki mil1et mücadele halinde veya iki devlet savaşıyor. İman ehli ne yapacak? Hangi safta yerini alıp o saftakileri sevecek onlara yardım edecek? Bu hususta son derece dikkatli ve uyanık olmalıdır.

Ölçü yukardaki ölçüdür; İslâmi ölçülerdir; hangi taraf İslâm’ı bir bütün olarak yaşıyorsa; dini devletten, devleti dinden ayırmıyorsa ve bunların ruhla beden gibi biribirini tamamlayan iki unsur olduğuna inanıyorsa ve bunun tahakkuku için mücadele veriyorsa işte o taraftır, müslümanın dostudur. Yoksa, bizde müslümanız dedikleri halde, İslâm’ın Devlet, Kur’ân’ın anayasa olmasına karşı çıkan, küfür ve kafir kanunlarını getirip müslümanların başına musallat eden ve o yönde mücadele eden ve hatta bunun için, küfür rejimini korumak için savaş açan kişi ve kişiler değildir. Bunlar Müslümanın dostu olamaz. Kendi soyundan, kendi milletinden olsalar da; kendi akrabaları, hatta baba ve kardeşleri olsalar da.

Müslümanlar, İRAN-IRAK savaşını da bu ölçüler içerisinde değerlendirmeli; hangi taraf tağuti rejimi yıkıp onun yerine İslâm rejimini geti-rmişse, onun yanında yer almalı, onu takdir, tebrik etmeli, onu dost bilmeli ve kabul etmelidir. Buna karşılık, İslâm’ın düşmanlarının dümen suyuna girip onların borusunu çalan, İslâm’ın Devlet olmasını istemeyen hatta İslâm’ın Devletini yıkmak için savaş açanlar, kimler olurlarsa olsunlar, hangi milletten olurlarsa olsunlar, böylelerinin de karşısına çıkmalı ve onları sevmemeli, onların yanında asla yer almamalıdır.

 

Cemâleddin Hocaoğlu Kaplan {Rh.a}
DÂRU'L HİLÂFETİ'L ALİYYE MEDRESESİ​


YAZI KÖŞESİ

Hilafet-i İslamiyye

SAYAÇ

Bugün 179
Toplam 436337
En Çok 1157
Ortalama 330