BÜTÜN MÜSLÜMANLARA VE ÖZELLİKLE HOCA EFENDİLERE ÇOK MÜHİM BİR TEBLİĞ - CEMÂLEDDİN HOCAOĞLU KAPLAN {RH.A}

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

18-03-2022

BÜTÜN MÜSLÜMANLARA VE ÖZELLİKLE HOCA EFENDİLERE ÇOK MÜHİM BİR TEBLİĞ

 

Müslümanlar ve Hoca Efendiler!

1924 anayasasından "Devletin dini İslâm’dır!" maddesi kaldırılınca, devletin ve bütün müesseselerinin çarkı İslâm'a, İslâm dinine ters dönmeye başlamıştır. O gün bu gün bu çark küfre ve kâfire doğru dönmekte ve memleketten aheste aheste İslâm dini kaldırılıp onun yerine putperestlik getirilmekte ve bunun adına da "devrim" denilmektedir.

Devrim ne demektir? Memlekette yapılan devrimlerle neler devrilmiştir, devrilenler nelerdir? Şimdi bunları birer birer görelim:

1- Kur’ân yazısı devrilmiş, onun yerine inanç ve kültürümüze taban tabana zıt olan "Latin" harflerinin kabulüyle milletimizin bin yıllık tarihî, ilmî, ahlaki, inanç ve ibadet dili olan Kur’ân-ı Kerim’in ilahî füyuzatından yeni nesiller mahrum bırakılmıştır. Böylece bin yıllar öncesine dayanan dinî ve ilmî değerlerimizi ihtiva eden milyonlarca cilt eserlerimiz gemilerle denize dökülmüş, odun yerine ocaklarda yakılmış veya evinde Kur’ân yazısıyla yazılı kitap bulundurmaktan korkan müslümanlar, bu kıymetli eserleri ölüler gibi mezarlara gömmek mecburiyetinde kalmışlar ki, böylece maziden kopup dinden mahrum, ecdadına düşman bir neslin meydana gelmesine sebep olmuştur. Öyle ki, bu korkunç tahribatı harici düşmanlarımız savaşlarla yapma imkânını bulamamışlardı!

İşte övüne övüne bitiremedikleri harf devrimi bu idi!..

2- Kılık-kıyafette devirme:

Ecdadın giyim ve kuşamından o güzelim kıyafeti kaldırmışlar da onun yerine şapka devrimini, kıyafet kanununu getirmek suretiyle müslümanları kendi dedelerine değil de din düşmanlarına, gavurlara benzetmişlerdir.

Topkapı Sarayı'nda o mübarek fatih dedelerimizin boy boy sakallı resimlerini müzelerinde dünyaya teşhir ederken, onların fethettiği şehidler diyarı yurdumuzda müslümanlar sakallarından dolayı hor görülmüş, ya işinden uzaklaştırma cezalarıyla cezalandırılmış veya tehdit edilerek ölümden daha ağır olan sakal kesme mecburiyetiyle karşı karşıya bırakılmışlardır, ki bugünkü hür dünya dedikleri ne batıda ne de demirperde arkası ülkelerde bile eşine rastlanmayan bir din düşmanlığı uygulanmıştır.

Nur Suresi’nin 30-31., Ahzab Suresi’nin 59. ayetleri inkâr edilerek hıristiyan âleminde bile eşine rastlanmayan bir düşmanlıkla genç yavrularımızın gözlerinden yaş akıta akıta başörtülerini açma cüreti gösterebilmişlerdir, ki memleketimiz İngiliz, Fransız ve Yunan istilasına uğradığı acı günlerde bile böyle insanlık dışı bir hareketle karşı karşıya gelmemişti.

3- Eğitim ve öğretimde devirme:

Asırlarca müslümanların feyz aldığı, âlimlerini de, kumandan ve kahramanlarını da yetiştiren ilim merkezleri, medreseleri kapatılmış, kapılarına kara kilitler asılmıştır. Onların yerine batının materyalist ve dinsiz felsefesine dayanan bir eğitim sistemi getirilmiş, dinden imandan yoksun, kökünden kopmuş, şuursuz ve anarşist bir nesil yetiştirilmiştir. İşte eğitimde devrim yapmanın acı neticeleri!..

4- Tatil günlerinde devirme:

Müslümanların haftalık bayram günleri olan Cuma günkü tatil devrilmiş de onun yerine Pazar ve Cumartesi günleri haftalık tatil yapılmış ve bu suretle hıristiyanların kiliselere, yahudilerin havralara gitmeleri kolaylaştırılmış, müslümanların ise öz vatanlarında Cuma namazlarına ve camilere gitmelerine engel olunmuştur. Ve bu suretle de müslümanlara değil, İslâm düşmanlarına hizmet edilmiştir. İşte devrim!..

5- Tekke ve zaviyeleri devirme:

Milletimizin asırlar boyu feyz aldığı, gönüllerini tezkiye ettiği ve o sahanın üstad ve erenlerini yetiştirdiği tekke ve zaviyeler kapatılmış, Allah demek yasak edilmiş, bunların yerine mason locaları, "Rotary" kulüpleri açılmış, masonluk serbest bırakılmış ve bu suretle memleketin mukadderatı beynelmilel güçlere teslim edilmiştir.

6- Hukukda devirme:

İslâm dininin ayrılmaz bir parçası olan ve on dört asır müslüman millet, devlet ve imparatorlukları yöneten İslâm hukuku, İslâm Şeriati ve Allah kanunları kaldırılmış, beğenilmeyip bir tarafa itilmiş de onun yerine Allah ve Peygamber, helal ve haram bilmeyen, ahirete inanmayan küfür ve kâfir kanunları getirilmiş, devlet ve devlet müesseselerinin yönetimi bu küfür kanunlarının eline verilmiştir. Yani İslâm devleti, Kur’ân devleti devrilmiş, onun yerine dinsiz bir devlet, küfür ve kâfir devleti kurulmuştur. Bir başka ifade ile; Kur’ân anayasası, İslâm anayasası devrilmiş ve atılmış da onun yerine küfür anayasası getirilmiştir.

7- Resim asma:

Okullara ve dairelere, hatta müftülüklere ve Kur’ân kurslarına put resimleri asılmış ve bu suretle buralar meleklerden mahrum bırakılmış, buralar şeytanların karargâhı haline getirilmiştir.

8- Sakal kesme hakareti:

Müslümanlara ve İslâm'a hakaret olsun diye sakallar hor görülmüş, memurların sakalları kesilmiş, kesmiyenler ise kapı dışı edilmiştir.

İşte bir kısmını yukarıda kaydettiğimiz bu devrimler ve devirmeler dine, İslâm'a, millet ve memlekete hizmet midir yoksa ihanet ve hiyanet midir?!. Bütün bunlar dine ve İslâmla indirilen ağır ve zehirli birer küfür ve kâfir darbeleri değil de ya nedir?!.

Sen bin yıllık devletinden, hukukundan, itikad ve ahlakından, edep ve mârifinden Kur’ânlı, Kur’ân ahkâmını kaldır ve ondan sonra da küfre akın eden bu milletin karşısına putlarla, heykellerle çıkmak suretiyle bu akışı durdurmaya çalış!.. Bunu akıl, mantık ve müsbet ilim kabul eder mi? Bu kâfirlik değil de ya nedir?!.

Bütün bu menfi hadiseler karşısında müslümanların ve Diyanet Teşkilatı Başkanlığı'nda bulunanların pür-melal suskunluklarına gelince; Evet, tarihin hiç bir devresinde bu kadar vurdumduymazlıktan gelen bir millete, hele hele Kur’ân gölgesinde yatıp dünya geçimini, onun simsarlığını yaparak temin eden Diyanet mensuplarına rastlanmamıştır!

Kur’ân-ı Kerim'in Hud Suresi'nin yüksek beyanlarına bakıldığı zaman, bizden önceki ümmetlerin de helakine bu vurdumduymazlıkla, Tevhid akidesinin yıkılmasına sessiz kalan ulema sebep olmuştur. Bugünkü hıristiyanlık âleminde kilisenin papazlık teşkilatı, bütün dünya siyasetçilerine direktifler verip bindörtyüz yıldan beri yıkılan o dinin ihya ve idamesine çalışırlarken, bütün dinlerin yegâne hak ve yegâne emeli olan İslâm dininin berrak ve âdil ahkâmı yıkılırken ve onun hukuk, inanç ve ibadet esaslarının tahrip edilmesine melekût âlemi ve bütün kâinat âh-u figan ederken, Diyanet teşkilatı ve özellikle adeta paralı askerleri, acaba Allah ve Resulü'nün huzuruna ne yüzle çıkacaklardır?!. Akıllarını başlarına alıp, "Zararın neresinden dönülürse kârdır!" deyip ne zaman uyanacaklar ve ne zaman bu yolda karınca kaderince gayret gösterenlere düşman değil, dost oIacaklardır?!.

İşte son zamanlarda, yıllardan beri yaptığınız ihmalin, sus-pus oluşunuzun cezası olarak bu devrimlere ve özellikle İslâm nizamını, Kur’ân nizamını ve Allah kanunlarını yıkma ve onun yerine küfür ve kâfir kanunlarını koyma vebal ve küfrüne sizlerin de resmen ve bilfiil iştirak etmeniz için, bu devrimlere yeminli ve imzalı birer sadık er olduğunuzu isbat etme cihetine gidileceğini haber almış bulunuyoruz.

Ey Hoca Efendiler! Ey Vaiz ve Müftü Efendiler!

Şimdi sizler korkunç bir imtihanla karşı karşıyasınız. Ve bu öyle bir imtihandır ki, bunun neticesi ya iman, ya da küfürdür! Ya devrimlere sadık kalacağınıza dair imza atıp, yemin ederek küfrün safında yer alacaksınız, imamlık vasfını kaybedeceksiniz, ya da o küfürnâmeyi reddedip iman cephesinde kalacaksınız. Ya o, ya da o!. Bunun üçüncü bir şıkkı yoktur! Varsa işte meydan, işte Hicret mecmuasının sütunları sizlere açıktır! Buyurun, yazın!

Bu sizlere çok mühim bir tebliğdir!..

 

Cemâleddin Hocaoğlu Kaplan {Rh.a}
DÂRU'L HİLÂFETİ'L ALİYYE MEDRESESİ​


YAZI KÖŞESİ

Hilafet-i İslamiyye

SAYAÇ

Bugün 136
Toplam 436294
En Çok 1157
Ortalama 330