BİR KONFERANSIN BİLANÇOSU - CEMÂLEDDİN HOCAOĞLU KAPLAN {RH.A}

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

03-04-2022

BİR KONFERANSIN BİLANÇOSU[1]

Stuttgart civarında Tübingen merkezinde müslümanlar bir konferans tertip etmişlerdi. Bizi de bu konferansa hem dinleyici hem de konuşmacı olarak davet etmişlerdi. Yapılacak bu konferansın ikinci tarihi ise 30 Ekim 1988 idi. Kiralanan salon bundan dört-beş ay önce tutulmuştu. Fakat, ilgililer tarafından anlaşma iptal edilmişti. Ancak, iptal kararını iptal etmek için alakalı mercie başvurulmuş, salonun kira anlaşması geçerli kabul edilmişti. Konferans gününe iki gün kala anlaşma ikinci kez ilgililer tarafından iptal edilmiş, buna dair yazı gönderilmişti. Bu arada davetiyeler gönderilmiş, afişler asılmış, bildiriler yayınlanmıştı. Han ve davetiyelerde bizim ismimiz de geçiyordu. İlgililer yani Stadt tekrar anlaşmayı iptal edince tertip komitesi, avukat vasıtasıyle acil mahkemeye başvurdu. Fakat, acil mahkeme Stadt’ın iptal kararını iptal etmedi ve bunu telefonla avukata bildirdi.

Günü ve saati geldi: 

Gelen davetlilerin bir kısmının birşeyden haberleri yoktu, verilen saatte salonun önünde toplandılar. Toplantı yerine giden tertip komitesi, ilgililere: “Doğacak mesuliyet size aittir!..” demeleri üzerine Stadt, “Toplantınızı camide yapınız!..” demişti, buna karşılık, “camii şu anda dolmuş durumda!..” denince Stadt, “Bunlar da dışardan dinlesin!..” dedi ve hoparlör bağlanmasına dair yazılı müsaade verdi. Bunun üzerine hanımlar camiye alındı, erkekler de açık havada konferansı dinlediler. Hatta gelip geçen Almanlar da yapılan konuşmaların almanca bölümünü takib ettiler!..

 

ÜÇ KAPI

Allah, bir kapıyı kapatırsa en azından bir kaç kapıyı açar!.. İşte açtı; müslümanların yüzüne karşı kapatılan bir salonun kapısı yerine Rabbülalemîn Hazretleri üç kapı açar, kendisine ihlas ve samimiyetle bağlanan ve sığınan kullarına daha nice kapılar açar ve imkânlar sağlar. İşte; açılan üç kapıdan birisini yukarda gördük!..

Basın:

İkinci kapı ise Alman basını idi. Alman basını; konferanstan önce de konferanstan sonra da mevzuu ele almış ve “İslam’ın hem din hem devlet” olduğunu ve bunların birbirinden ayrılmayan iki unsur olduğunu, ve bu suretle yüz binlerin üstünde okuyucularına bu gerçekleri duyurdular. Demek oluyor ki, şerrin arkasında da hayır varmış! Ama biz bunu hemen bilemiyoruz, göremiyoruz; neticede üzülüyor ve sabırsızlanıyoruz!.. Halbuki siz, tedbirinizi alacak, hazırlığını yapacaksınız, ötesini Mevla’ya havale edeceksiniz!.. O, öyle yapar ki, siz de nasıl olduğuna şaşar kalırsınız!..

Evet, işte öyle de oldu: Anlatmak istediklerinizi salondakilerin yüz binlerce fazlasına anlattınız ve duyurdunuz!.. Ve bu, Mevlay-i Müteal’in planının galip geldiğinin ve aynı zamanda ilâhi bir lütuftan ibaret olduğunun delili ve isbatıdır ve bu, olup bitenlerin başka türlü izah tarzı yoktur.

Hakikat bu merkezde iken, Hürriyet Gazetesi muhabiri gibi kalbi kararmış, basireti körleşmiş olanlar gerçekleri saptırıp olup bitenleri tersyüz ederek, “Karases’in yasaklama kararı olumlu karşılandı!..” diyeceklerdir.

Üçüncü bir kapı:

Bu hengame içerisinde bir üniversite mensubu gelir ve der ki: Üniversitede hep siz konuşuluyor sunuz: “Önceden konuşmaya müsaade ediliyor, sonra iptal ediliyor!.. Bu nasıl şey!.. Bundaki esrar nedir?!.. Biz de bu adamı dinlemek isteriz!..” derler.

Umulur ki, “İslam’ın hem din hem devlet” olma gerçeği, bir gün gelir, Avrupa’nın ilim merkezlerine de, üniversitelerine de girer ve buralarda müzakeresi yapılır!.. Allah, neye kadir değildir ki?!.. Bütün kalpler O’nun elinde, yerlerin ve göklerin anahtarları O'nun yed-i kudretinde, O’nun dilediği herşey olur, “Olmam!” diyemez!.. Nitekim: Bugüne kadar fevkalade çok şeyler oluverdi!.. Kur'an şöyle der:

“Allah, emrinde galibtir!..” “O birşeyi diledi mi, ona sadece ol! der. O da hemen olur!..”, “Allah, dinine yardım edenlere elbette yardım edeceklir!..”, “Siz Allah’a yardım ederseniz, Allah de elbette size yardım edecektir!..”

Şimdi, teşkilat mensubumuz ve okuyucumuz, bu ve benzeri daha nice ayetlerin mâna ve mefhumları, va’d ve hikmetleri karşısında hayran olur, ümitbahş olur, cesur ve cesaretli olur; Allah'tan başkasından korkmaz, mal vermede, can feda etmede tereddüt etmez!.. İşte Sahabe böyle idi, Tabiin böyle idi, ulema-i kiram, mücaheden-i ızam böyle idi, Anadolu’nun ve benzeri toprakları kanları ile sulayan şehid dedelerin böyle idi !.. Onlar “uzak” demediler, “hayat tehlikesi vardır!..” demediler; dünyanın üç mühim kıtasında at koşturdular, beldeler fethettiler; gönülleri iman nuruna, İslam'ın şerefine kavuşturdular. Rabb’lerinin rızasına, peygamberlerinin muhabbetine, meleklerin sevgisine mazhar oldular.

Şimdi sıra sizde Ey Müslüman! Kur’an elinde, Peygamber önünde, Mevlan yardımcın! Mülk O'nun, güç ve kuvvet O’nun! Dünya O’nun, ahiret O’nun, emir O’nun, ferman O’nun! Kanun O’nun, nizam O’nun! Cennet O'nun, cehennem O'nun!.. Senin ise neyin var? Elinden ne gelir? Daha bir mikroba söz geçiremiyorsun, ona mahkum olup döşeğe esir oluyorsun, ona teslim olup ölüme gidiyorsun!.. Hani deden? Hani dedenin dedesi? Nerede bunlar?! Artık gitmişlerdir. Hem de dönüşü olmayan bir gidişle gitmişlerdir. Hani zalimler? Hani zalim idareler? Hani diktatör saltanatlar? Hani Allah’ın mülkünde Allah’ın nimetini yiyip de Allah'tan başkasına kulluk edenler? Bir gün gelecek, sen de gideceksin; “gitmem!” diyemiyeceksin! Vakit geçirmeden, fırsat kaçırmadan intibaha gel! Kendini bilmezlerin tesiri altında kalma! “Kaynak Kur’an, örnek Peygamber” diyenleri bul, onları sev ve onlar tarafından sevil! Onlarla haşır-neşir ol, onlarla teşriki mesai yap; tavizkâr fert ve kuruluşlara yanaşma, particilerden uzak kal! Sonra ahirette onların yanında yer alırsın ve onlarla muameleye tabi tutulursun!..

İslam’da parti yoktur. Senin sistemin demokrasi değil, İslam’dır, Şeriat’tır, Kur’an’dır. Bunları gündeme getir, bunları baştacı yap, evlere gidip, bunları tebliğ et!.. Allah’a mütevekkil ol, O’na teslimiyyet göster! O sana kapalı kapıları açar! Hem öylesine açar! Birin yerine en azından üç tanesini acar!.. İşte yukarıda örneklerini verdim, bilançosunu çizdim!..

Gayret ve faaliyet bizden tevfik ve nusret Rabb’imizden!

 

Cemâleddin Hocaoğlu Kaplan {Rh.a}
DÂRU'L HİLÂFETİ'L ALİYYE MEDRESESİ


[1] Mesajlar kitabından.


YAZI KÖŞESİ

Hilafet-i İslamiyye

SAYAÇ

Bugün 89
Toplam 528237
En Çok 1316
Ortalama 348