İSLÂM DİNİ VE HÜKÜMET - CEMÂLEDDİN HOCAOĞLU KAPLAN {RH.A}

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

31-03-2022

İSLÂM DİNİ VE HÜKÜMET

Yukarıdan beri gördük ki, devleti ve devletin icra organı olan hükümeti dinden ayırmak mümkün değildir. Böyle olunca İslâm ümmetinin bir devlete, bir hükümete sahip olmaları farzdır. Bu farziyet birkaç yönden sabittir. Biz burada sadece birkaçına işaret edeceğiz:

a) Dinî ve dinî değerleri korumak ancak devletle ve devlet gücüyle mümkündür. Devlet olmadan dini ve dinî değerleri korumak imkân haricidir. Müslümanların bugünkü yürekler acısı hâlleri devletlerini kaybetmelerinin bir sonucudur. Çünkü din ile devlet ikiz kardeştir. Din temeldir, devlet onun bekçisidir. Temelsiz bina yıkılmaya mahkûm olacağı gibi bekçisiz eşya da zayi olur gider.

b) İmam-ı Gazâli şöyle der:

"Dinin nizâmı ancak dünya nizâmıyla hâsıl olur. Dünya nizâmı da ancak, kendisine itaat edilen adil bir imam, bir devlet reisinin mevcudiyetiyle mümkündür... Dünyada mal ve can emniyeti ancak devletin ve kendisine itaat olunacak devlet başkanının varlığı ile mümkündür!.." (EI-İktisâd fi'l-İ'tikâd)

c) Nesefî Akâidi’nde şu satırları okuyoruz:

"Müslümanlar için bir imam (devlet başkanı) zaruridir. Çünkü, şer'î hükümleri infaz etmek, had cezalarını tatbik etmek, sınırları korumak, ordular teçhiz etmek, zekât mallarını toplayıp müstahaklarına dağıtmak, zorbalığı, eşkıyalığı önlemek, Cuma ve bayram namazlarını ikame etmek, ümmet arasında vaki olan ihtilafları ve anlaşmazlıkları gidermek, velisi bulunmayan küçükleri evlendirmek, ganimet mallarını taksim etmek vesaire gibi amme hizmetlerini yürütmek ancak bir imamın varlığı ile mümkündür!.."

d) Sahib-i Mevâkıf der ki:

"Kesin olarak biliriz ki, dinin muamelât, münâkehât, cihad, hudud vesaire gibi hükümlerinin meşru kılınmasında Şâri Teâlâ'nın gayesi insanların maddî-manevî maslahatlarını temindir. Bu maslahatların sağlanması da ancak bir imamın devletin başına getirilmesiyle mümkündür."

e) Şarih Cürcanî şu ilâveyi yapıyor:

"İmam nasbetmek, dinin en büyük gayelerinden biri olduğu gibi, Müslümanların maslahat ve huzurunu sağlamak yönünden en mühim vasıtadır."

f) İbn-i Haldun'un görüşleri de şöylece özetlenebilir:

"İnsanın yaratılışının gayesi bu dünya değildir. Dünya, ahiretteki hayatın bir vesilesidir. Esas hayat oradadır. Dünyadaki bütün işler ahiret hayatına göre tanzim edilecektir. Bunun ölçüsünü insan aklı, insan siyaseti veremez. Öyle ise şeriata, ilâhî nizâma ihtiyaç vardır. İlâhî nizâmı tebliğ ve icra edecek de ancak peygamberler ve onların varisleri olan halifelerdir."

g) İslâm dininde cihad yapmak farzdır, emr-i mâruf ve nehy-i münker yapmak farzdır, cezaları infaz etmek farzdır, sınırları korumak farzdır. Dâhilde asayişi sağlamak farzdır, ordular teşkil etmek ve harp sanayiini, dünyanın Müslüman olmayan millet ve devletlerini korkutacak seviyede hazırlamak farzdır, mahkemeler kurup adaleti sağlamak farzdır!..

Evet, bütün bunlar farzdır, Allah'ın kesin emirleridir! Bütün bu farzları yerine getirmek ancak devletle, devlet eliyle mümkündür. Öyle ise Müslümanların devlete sahip olması, devlet kurması farzdır. Çünkü "Bir şey ki, bir farzın yerine getirilmesi onun varlığına bağlıdır. Öyle ise o da farzdır!" kaidesi vardır. Kaldı ki, İslâm'da devletin lüzum ve vücubunu gösteren nice âyet ve hadisler vardır. İşte bunlardan birkaçı:

وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدّ۪ينُ لِلّٰهِۜ فَاِنِ انْتَهَوْا فَلَا عُدْوَانَ اِلَّا عَلَى الظَّالِم۪ينَ

"Fitneden eser kalmayıncaya ve din de yalnız Allah'ın oluncaya kadar o kâfirlerle savaşın. Vazgeçerlerse, artık düşmanlık ancak zalimlere karşıdır." (Bakara, 193)

كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَكُمْۚ

"Ey mü'minler! Hoşunuza gitmediği hâlde, din düşmanlarıyla savaşmak üzerinize farz kılındı!" (Bakara, 216)

اُذِنَ لِلَّذ۪ينَ يُقَاتَلُونَ بِاَنَّهُمْ ظُلِمُواۜ

"Kendilerine savaş açılan mü'minlere savaşmaları için izin verildi!.." (Hacc Sûresi, 39)            

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَاُو۬لِي الْاَمْرِ مِنْكُمْۚ

"Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e ve sizden olan idarecilere itaat edin!" (Nisa, 59)

 

Cemâleddin Hocaoğlu Kaplan {Rh.a}
DÂRU'L HİLÂFETİ'L ALİYYE MEDRESESİ​


YAZI KÖŞESİ

Hilafet-i İslamiyye

SAYAÇ

Bugün 254
Toplam 435223
En Çok 1157
Ortalama 330